top of page

Kaliteyi Ara ki, Bulasın!

  • Yazarın fotoğrafı: Anda Zen
    Anda Zen
  • 27 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Merhaba,


Yılın sonuna yaklaştığımız şu günlerde, yaşamımızda kalitenin pek çok konuda nasıl da büyük bir hızla düştüğüne ve bu konuda hepimizin uyanarak harekete geçmemiz gerektiğine dikkatinizi çekmek istiyorum.


"Havadan sudan konuşalım" dediğimiz yıllar çok geride kaldı. Çünkü o yıllarda ne havanın kalitesi, ne de suyun kalitesi böyle düşmüştü. Dolayısıyla konuşacak bir şey bulamadığımızda, havadan sudan konuşurken şimdi ciddi ciddi havayı ve suyu konuşma zamanı geldi de geçiyor bile. Sadece konuşmak değil, elbette hava ve su için bir şeyler yapma zamanı. Örneğin havayı kirleten pek çok etkene (sanayi, egzos, chemtrails, vb. çevre kirliliğine) karşılık hava kalitesini arttıran ormanların son yıllarda büyük oranda yangın, vb. sebeplerle yok ediliyor olması, dikey ve çarpık yapılaşmanın hızla artması bizi ne kadar büyük bir tehlikenin beklediğinin göstergesi. Büyük şehirlerde, insanların çoğu topraktan uzak, yüksek binalarda ve çoğu zaman güneşi görmeden yaşıyor ve çalışıyor. Ülkemizdeki göllerin pek çoğunun kuruduğuna, ya da kurumak üzere olduğuna şahitlik ediyoruz. Ülkede kuraklık hızla artarken hala suyumuza sahip çıkmak için ciddi önlemler almanın derdinde değiliz. Yağmur suyu depolama sistemlerinin yaygın bir şekilde devreye alınması ve başka çözümlerin üretilmesi sürdürülebilirlik açısından hayati önem taşıyor. 


Ne yaman çelişkidir ki; alışveriş poşetlerinde bez torbaya geçme eğilimine karşılık giyim sektöründe doğrudan bedenimize temas eden giysilerin büyük oranda sentetik malzemelerden (poliamit, polyester, naylon, akrilik, vb. ) üretilmeye ve sunulmaya başladığını görüyoruz. Burada tüketiciler olarak içerikleri kontrol etmek ve doğal içerikli (pamuk, keten, yün, vb. ) ürünleri tercih & talep etmek durumundayız.


Konu gıdaya geldiğinde de, benzer şekilde temiz içerikli gıda için bilinçli çaba göstermemiz gerekiyor. 


Sanal ortamlar, yapay zeka derken iletişimin kalitesi ve yaratıcılık da oldukça düşmüş durumda ne yazık ki. Pandeminin yanlızlaştırdığı bizler teknolojiyle birlikte sosyal bir varlık olduğumuzu ve buradan beslendiğimizi, geliştiğimizi unutmaya başladık.


Beni bilenler bilir, her zaman olumlu düşünmeyi tercih edenlerdenim. Lakin geldiğimiz noktada, öyle büyük bir sınavdan geçiyoruz ki insanlık olarak uçurumdan yuvarlanır gibi bir halimiz var ne yazık ki.


Yeni yıla girerken tüm bunları neden yazdığıma gelince; 


hepimizin yapabileceği bir şeyler olduğuna olan inancım yüzünden. 


Diyorum ki;


her birimiz dünyanın bu gidişine dur demek, daha yaşanabilir bir dünya ve daha kaliteli bir yaşam için "ben ne yapabilirim?" "Hangi alışkanlıklarımdan vazgeçebilirim?" sorusunu sorabiliriz. 


Her şeyden önemlisi kendimizce önemli ve değerli bir katkı sunabiliriz.



Sevgiyle ve farkındalıkla kalın.


Yorumlar


bottom of page